Oyun

Google Artık Yazdığın Cümlelerden Oyun Yapıyor. Yapay Zekâyla Oyun Geliştirme Dönemi Gerçekten Başladı mı?

Google'ın Playground'u, ne istediğini yazarak oyun yapmanı sağlıyor ve ileride Unity Spark'la birleşecek. Ama Unity'nin CEO'su aynı gün uyardı: Bu iş, yapay zekâya tek komutla oyun ısmarlamak değil. Çalışan bir oyun ile iyi bir oyun arasındaki fark hâlâ insanda.

Kanepede dizüstüne bir cümle yazan biri; ekranda bu cümleden oluşmuş renkli bir oyun dünyası (illüstrasyon)

Playground ne yapıyor?

Google, 7 Ekim'de Playground adlı deneysel bir oyun platformunu kullanıma açtı. Platformun mantığı basit: Ne tür bir oyun istediğini sohbet eder gibi yazıyorsun, Playground onu oynanabilir hale getiriyor. Boş bir sayfadan başlayabiliyor, hazır örnek fikirleri değiştirebiliyor ya da adım adım yönlendirmelerle ilerleyebiliyorsun.

Asıl önemli olan, oyunun ilk halinde kalmak zorunda olmaması. Fiziği değiştirmek, kuralları yeniden yazmak, karakterleri özelleştirmek ya da ortamı baştan kurmak için yine yalnızca ne istediğini söylemen yeterli. Google'ın ifadesiyle, kaba bir fikirden son ürüne kadar yaratıcı yönü elinde tutan kişi sensin.

Oyunlar tarayıcıda çalıştığı için hem telefonda hem bilgisayarda oynanabiliyor. Hazırladığın oyunu gizli tutabilir, bir bağlantıyla arkadaşlarına gönderebilir ya da herkesin görebileceği bir galeride yayımlayabilirsin. Bazı türlerde çok oyunculu oyun ve skor tabloları da destekleniyor. Yayımlanan her oyun, Google'ın topluluk kurallarına göre güvenlik taramasından geçiyor.

Şimdilik bir sınır var: Playground yalnızca ABD'deki 18 yaş üstü kullanıcılara açık; Türkiye'den henüz kullanılamıyor. Oyunları gezmek ve oynamak ücretsiz. Oyun oluşturma ise haftalık bir kullanım hakkı sistemiyle sınırlanıyor: Ücretsiz kullanıcılara sınırlı üretim hakkı veriliyor, Google'ın yapay zekâ abonelerine ise daha yüksek limitler tanınıyor.

Unity Spark: Bir adım ötesi

Duyurunun ikinci yarısı belki de daha önemli. Google, Playground'u ileride Unity Spark ile birleştireceğini açıkladı.

Masada karakter eskizlerinin olduğu bir defter ve ekranında aynı fikrin 3D halini gösteren bir dizüstü (illüstrasyon)

Unity, dünyada en çok kullanılan oyun motorlarından biri; mobil oyunlardan bağımsız yapımlara kadar binlerce oyun bu motorla geliştiriliyor. Unity Spark ise Unity'nin sıfırdan geliştirdiği, tarayıcıda çalışan ve önceden oyun geliştirme deneyimi gerektirmemeyi hedefleyen yeni bir oyun oluşturma aracı. Google'a göre Spark, Playground'a profesyonel seviyede oyun mekanikleri, yüksek kaliteli 3D imkânlar ve Unity motorunun esnekliğini getirecek. Spark ayrıca Unity'nin varlık mağazasına bağlanıyor; yani topluluğun hazırladığı binlerce karakter, model ve görsel ögeyle çalışmak mümkün olacak.

Fikir şu: Basit bir cümleyle başlayan bir oyun, zamanla Unity'nin daha gelişmiş oyun geliştirme ekosistemine doğru büyüyebilecek. Unity Spark şu anda test aşamasında; kapalı betanın yakında başlaması bekleniyor ve genişletilmiş deneyimin 2026 içinde sunulması planlanıyor.

"Bu, tek komutla oyun üretmek değil"

Unity'nin CEO'su Matt Bromberg, duyurunun yapıldığı gün yayımladığı yazıda ilginç bir çizgi çekti. Ona göre Spark'ın amacı, yapay zekâya tek bir komutla hazır bir oyun ürettirmek değil. Bromberg, yapay zekâya zaten var olan bir oyunu tekrar ettirmenin kimseyi ünlü bir oyun tasarımcısına dönüştürmeyeceğini; bunun, Savaş ve Barış'ın ilk paragrafını bilgisayarda yeniden yazıp kendini Tolstoy sanmaktan farklı olmadığını söylüyor.

Bromberg'in hedef kitlesi de belli: Bir türde binlerce saat geçirmiş ve neyin eksik olduğunu bilen oyuncular, fikrini hayata geçirmek isteyen ama kod yazmayı bilmeyen çizerler ve artık tamamen yeni bir şey yapmak isteyen mod yapımcıları.

Yazısındaki bir rakam da durumu iyi özetliyor: Her ay yaklaşık 3 milyar insan Unity ile yapılmış bir oyun oynuyor, ama neredeyse hiçbiri bir oyun yapmamış. Bromberg'e göre oyunlar, neredeyse herkesin tükettiği ama neredeyse kimsenin üretmediği son büyük eğlence biçimi.

Bu ilk deneme değil

Oyun yapmayı herkese açma fikri yeni değil. RPG Maker yıllardır amatörlerin rol yapma oyunları yapmasını sağlıyor. Super Mario Maker milyonlarca oyuncuyu seviye tasarımcısına dönüştürdü. PlayStation'daki Dreams, oyuncuların konsolda neredeyse her türlü oyunu yapabildiği bir araçtı. Roblox ise kullanıcıların yaptığı oyunlardan koca bir ekonomi kurdu.

Rafta eski oyun yapım araçlarının kutuları, eski bir kumanda ve ekranında seviye düzenleyici açık bir telefon (illüstrasyon)

Bu araçların uzun süre ortak bir noktası vardı: Bir şey yapmak için önce aracın kendisini öğrenmek gerekiyordu. Yapay zekâ bu eşiği düşürmeye başladı; ama Playground bunu deneyen ilk araç değil. Roblox, Temmuz'da duyurduğu Build aracıyla, doğal dille tarif edilen fikirlerden oynanabilir oyunlar üretmeye başlamıştı bile. Roblox'un açıklamasına göre Build ile şimdiden yaklaşık 9.000 oyun yayımlandı ve aracı kullananların yüzde 71'i daha önce Roblox'un geliştirme aracını hiç kullanmamıştı.

Google'ın hamlesini farklılaştıran şey, ilk olmak değil: bu fikri bağımsız bir oyun platformuyla başlatıp, zamanla Unity'nin profesyonel motor ekosistemine bağlamayı planlaması. Yani bir cümleyle başlayan bir oyunun, sektörün profesyonellerinin kullandığı araçlarla büyüyebileceği bir yol.

Peki ya oyunların sayısı?

Bu kapı herkese açıldığında akla gelen ilk soru, ortaya çıkacak oyunların kalitesi ve sayısı. Steam'de her yıl zaten binlerce oyun çıkıyor ve iyi oyunların bile görünür olması giderek zorlaşıyor. Bir cümleyle oyun yapılabilen bir dünyada, birbirine benzeyen, özensiz yapay zekâ üretimi oyunların sayısı patlayabilir.

Uzaklara uzanan, renkli kutularla dolu sonsuz raflar ve aralarında yürüyen tek bir kişi (illüstrasyon)

Google bu soruya şimdilik galerisiyle cevap veriyor: Oyunları oyuncu puanlarına ve oynanma sayılarına göre öne çıkaran bir sistem. Ama bu tür sistemlerin büyük ölçekte nasıl çalışacağını henüz bilmiyoruz.

Bromberg'in "tek komutla değil" vurgusu da bu yüzden önemli. Yapay zekânın gerçekten yaratıcı bir araç mı, yoksa sınırsız bir içerik makinesi mi olacağı, büyük ölçüde onu kimin, nasıl kullandığına bağlı. Sitede daha önce yazdığımız SFO: Grimhammer modunun hikâyesi de bunun bir örneğiydi: Yapay zekâ orada yeni bir şey yaratmak için değil, başkasının emeğini kopyalamak için kullanılmıştı.

Herkes bir oyun yapabilir mi?

Belki de asıl soru bu. Playground, oyun yapmanın teknik kısmını kolaylaştırıyor; ama iyi bir oyun yalnızca teknik bir iş değil. Roblox'un kendi değerlendirmesi bunu çarpıcı biçimde gösteriyor: Build ile yapılmış örnek bir oyun, teknik açıdan 100 üzerinden 98, oynanabilirlik testinde 100 puan alırken, oyun tasarımı ve içerik derinliğinde yalnızca 31 puan almış. Yani yapay zekâ çalışan bir oyun yapabiliyor; ama bu, kendiliğinden iyi bir oyun anlamına gelmiyor. Bir mekaniğin neden eğlenceli olduğunu, bir seviyenin ne zaman sıkıcılaştığını, bir hikâyenin ne zaman işe yaradığını hissetmek, yıllarca oyun oynamanın ve tasarlamanın birikimi.

Akşam bir oyun stüdyosunda ekranda seviye tasarımı üzerine konuşan geliştiriciler, arkada eskizlerle dolu bir duvar (illüstrasyon)

Bromberg de aynı yerde bitiriyor: Kendi oyununu yapmaya çalışmanın, bu işi en üst seviyede yapan insanlara duyduğun saygıyı yalnızca artıracağını söylüyor.

Yani Playground herkesi bir anda oyun tasarımcısı yapmayacak. Ama aklında yıllardır bir oyun fikri taşıyan ve onu hiçbir zaman hayata geçirmenin yolunu bulamamış milyonlarca insana, belki de ilk kez bir başlangıç noktası verecek. Gerisini ise fikrin kendisinden çok, onun nasıl işlendiği belirleyecek.

EtiketlerGoogleYapay zekâ

İlgili yazılar

Tüm yazılar